Kripto Para Dünyası Kocaman Bir Ponzi Şeması mı?
31 Ekim 2008'de Satoshi Nakamoto tarafından yayınlanan bir manifesto sayesinde ilk kripto para olan Bitcoin hayatımıza girdi.
Devletin 3 ana görevinden biri olan "onaylama" mekanizmasının finansal ayağını dijital ortamda, taklit edilemez bir şekilde, milyonlarca bilgisayarın grafik kartı aracılığıyla blok zinciri sayesinde üstlenen bu sistem, internetten sonraki en büyük "devrim" olarak nitelendiriliyor.
Ama ben olaya farklı bir yönünden gireceğim.
Bana göre kripto paralar, şu an geldikleri durum itibarıyla patladığında sadece içindekileri değil, tüm dünyayı etkileyecek olan bir Ponzi şeması.
Ponzi oyunu; nasıl olacağını pek anlamadan çok para kazanacaklarına inananların, giderek artan sayılarda sisteme para akıtmasına ve onların yatırdığı paralarla daha önce katılanlara "yüksek kazanç" ödenmesine dayanır.
Bunu birkaç kez Twitter'da dile getirdiğimde kendilerini "yatırımcı" olarak nitelendiren bir grup kripto para fanatiği — nedense tamamına yakını gizli hesapların arkasına gizlenmiş kişiler — beni linç etmeye kalktılar. Ama ne yazık ki ponzi oyunu tam da böyledir: içindeyken sonuna kadar inkâr ettiğin ve kazanmanın verdiği açgözlülükle daha çok taraftar toplama gayretine düştüğün bir oyun. Çöküş olduktan sonra durum anlaşılıyor ama iş işten çoktan geçmiş oluyor.
Tarihte benzer hikayeler
Ponzi'nin çıkış kaynağı, oyuna adını veren Charles Ponzi'dir. 1920'li yıllarda topladığı "yatırımcılarını" posta pulları sayesinde dolandırdı. (Posta pulu = şimdiki Bitcoin)
Ama ondan yüzyıllar önce, 16. yüzyıl sonunda patlayan Lale Çılgınlığı da bu hikâyeyle benzerlikler gösterir. Değeri artan lale soğanları değiş tokuşta kullanılmaya başlanmış ve sonunda çok yüksek fiyat seviyelerine geldikten sonra piyasanın sonu gelmiştir.
Her iki hikâyede de sisteme başta girenler ve düzen bozulmadan kârını alıp ayrılanlar kazanmış, son üyeler büyük kayba uğramıştır.
Nasdaq'ın eski başkanı Madoff, Türkiye'de 60'lı yıllarda Banker Kastelli, 90'larda Titan Saadet Zinciri, 2010'larda Çiftlik Bank ve şimdi de milyarlarca dolarla kayıplara karışan Thodex...
1. Kripto paralara "yatırım" yapılır mı?
Yatırım, arkasında bir şirketin veya devletin olduğu, üretim veya hizmet sunan varlıklara yapılır. BIST'te aldığınız hisse senedinin arkasında bir şirket vardır, dövizde merkez bankaları, banka faizinde devlet güvencesi vardır.
Peki kripto para alınca parayı nereye yatırmış oluyorsunuz? Kocaman bir boşluk. Arkasında internet ve elektrik olan, tek getirisi sisteme sonradan girenlerin paraları olan bir oyun.
Ayrıca bu kadar derin dalgalanmaların olduğu bir piyasaya hiçbir gerçek yatırımcı yatırım yapmaz. Volatilite, piyasayı öldüren bir olgudur. Bir günde değerini 10'a katlayan, sonra aynı şekilde geri düşen para birimi olmaz.
Dolayısıyla kripto paraya yatırım değil "oyun" demek çok daha doğru bir tabir olacaktır.
2. "Ama blockchain büyük bir devrim ve Bitcoin geleceğin para birimi olacak"
Kripto paralar, devletler tarafından desteklenmediği ve denetlenmediği sürece Thodex gibi vakalar çok yaşanacak.
Kuruluş amacı devletlerin yaptığı işi üstlenmek olan Bitcoin, bazı ülkeler tarafından resmen tanınmaya ve alışverişte kullanılmaya başlandı. Ancak Türkiye gibi bazı ülkeler buna asla izin vermeyecek.
Nedeni çok basit: Devlet, müdahale edemediği ve vergi alamadığı her şeyi yok eden bir mekanizmadır. Türkiye'de Bitcoin'in kara para aklama yeri olduğu ve bazı yasa dışı örgütlerin para kaçırmak için kullandığı dedikoduları çoktan ayyuka çıktı. Bir gecede yapılacak düzenleme ile sonu gelebilir.
3. "Bu kadar insan hata yapıyor olamaz"
Ussallaştırma, diğer adıyla rasyonalizasyon: kişinin gerçek sebeplerini bilmediği davranış, düşünce ve duygularını mantık açısından tutarlı ya da ahlak çerçevesine oturtma çabasıdır.
Çiftlik Bank'ın yatırımcılarına en yüksek kâr marjına ulaştıkları dönemde "bu bir yalan" dediğinizde size düşman gözüyle bakacaklardı. Kazandığı kolay paranın verdiği mutlulukla sisteme yeni insanları katmak için beyninde bunu rasyonelleştirmek için olağanüstü çaba harcadığını görecektiniz.
Şimdi kripto paracılara gidip bunun bir balon olduğunu söyleyin. İçinde teknik terimler barındıran onlarca laf işitip geri dönersiniz.
İşin yanıltıcı bir yönü de reklamlardaki ünlü yüzler. Thodex reklamlarında ünlü mankenler ve oyuncular oynarken, daha önce Çiftlik Bank'ın reklamında Beyazıt Öztürk'ün oynadığı biliniyor.
Kıssadan hisse
Kripto paraya yatırdığınız para sizi kısa vadede zengin edebilir. Ama orta-uzun vadede büyük bir bunalım ve çöküşe götürür.
İnsanın yapacağı en büyük yatırım kendinedir. Eğer kenarda bir paranız varsa eğitiminize, kariyerinize yardımcı olacak ve gelecekte huzurlu bir hayat geçirmenizi sağlayacak şeylere yatırın. Buradan "paranızı dolara, faize yatırın" anlamı çıkmasın. Eğer öğrenebileceğiniz her şeyi öğrendiyseniz, iyi de bir kariyeriniz varsa, çocuklarınızın geleceğini teminat altına alacak yatırımlara yönelin. Girişimci olun.
Maceraya çok meraklıysanız kripto para ile oynamak yerine bir piyango bileti alın. :)
Sabırla okuyan herkese teşekkürler.